Bruno Barbey
Geçen kış, Galatasaray Lisesi’nin oradaki Yapı Kredi’nin önünden geçerken zınk diye duruverdim. Kocaman bir poster… Bruno Barbey’in sergisi gelmiş! Fakat havanın soğukluğu ve moralimin bozukluğu yüzünden geçip gittim. Soğuktan nefret ederim. Çok üşüdüm o kış ama bu başka bir konu…
Neyse, aklıma takıldı tabi. Herkese “Bruno Barbey’in sergisi var.” diyorum. Bir gün sevdiceği de aldım yanıma, sergi salonuna girdik. Güvenlikçiye “Bruno Barbey sergisi di miii?!!” dedim. “Hee…” dedi. Salona girdik de, ben salonda Bruno abimizi bulamıyorum. Hatta kilitli kapıları zorladım. Iııh, bulamadım. Bu şekilde dışarıya kadar çıkmışım. Bu sefer dışarıdaki güvenlikçiye asılı sergi posterini gösterdim, o an her şey çok garipti benim gözümde. Adamcağız çok şaşırdı. Sonra tarihi gösterdi. Meğer fi tarihindeki afişmiş.
O kış çok kötü geçti benim için. Fotoğraf konusunda çok yanlış bir yöne itildim (düşmedim, beni ittiler vallahi). O yanlış yönde çırpındım, hergün saatlerce fotoğraf çekmeye çalıştım. Ama insan hergün fotoğraf çekemezmiş. Zorunda da değilmiş. Robot değilmiş çünkü. O kadar üşümek zorunda da değilmiş. O günlerden beri eskisi gibi fotoğraf çekemiyorum. Bu kış yeni mont aldım ama, çekeceğim bir şeyler. Kendi istediğim yerde, kendi istediğim şekilde. Hem de renkli fotoğraf çekeceğim.
Özet geçmek gerekirse, ben çok sevdiğim Bruno abiyi, soğuk yüzünden unutmuşum. Magnumphotos.com’da alfabetik listede Henri Cartier-Bresson’u ararkene rastladım. Meğer ben Bruno Barbey’i çok özlemişim.





İstanbul
Sanırım bu adama teşekkür etmem gerekiyor, “iyi” fotoğraflar çekebilmek için biçimin esiri olmak gerekmediğini kanıtlıyor çünkü. Buna çok ihtiyacım var.
“Düzgün ve sıradan” fotoğraf çekmek istiyorsanız altın oranların, üçgenlerin, kontrastın esiri olabilirsiniz, bir şey anlatmanız da gerekmez. Fotoğrafınızı görenler ayılıp bayılır. Ve hemen hemen herkes çekebilir bunları. Ama bir şeyler anlatabilmek gerçekten tanrı vergisi bir göz gerektiriyor. Vizörden bakınca perspektifi, oranı vs görmek yerine insanları görmek herkesin harcı değil. Bundan sonra hep bunu hatırlamaya çalışacağım. Vizörden bakınca hala bana dayattıkları şeyleri görüyorum, eski beni tekrar bulmam gerek.
Üzerimdeki ölü toprağını atacağım, bu kış “iyi” fotoğraflar çekeceğim.




İtalya
Fotoğraflar için Magnum Photos‘u ziyaret edebilirsiniz.
27 Notes/ Hide
-
burakcirik bunu beğendi
-
reinfriedmarass bunu beğendi
-
ogztmn bunu beğendi
-
carp89d bunu beğendi
-
gradostrn bunu beğendi
-
bolum3 bunu beğendi
-
timezoneorion bunu beğendi
-
chuchieni bunu beğendi
-
mxlubos bunu beğendi
-
yirmi3 bunu beğendi
-
siderta bunu beğendi
-
tuncolefou bunu beğendi
-
galatasarayaski bunu beğendi
-
cheepy13 bunu beğendi
-
falanfelan bunu beğendi
-
street-photos bunu gönderdi
